Home / Çeşitli / Bitkisel İlaç Şarlatanlığı Sona Eriyor!
Bitkisel İlaç Şarlatanlığı Sona Eriyor
Bitkisel İlaç Şarlatanlığı Sona Eriyor

Bitkisel İlaç Şarlatanlığı Sona Eriyor!

Creative Commons LicenseBitkisel İlaç Şarlatanlığı Sona Eriyor! by Dr. Ufuk Ali Türk is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-ShareAlike 4.0 International License.
Based on a work at http://www.tkd.org.tr/kardiyobil/home/mehmet-aksoy-yazi.


 

 Değerli Hocamızdan güzel bir tespit,

Ülkemizde de yüzyıllardır çok yaygın olan bitkilerle tedavi “geleneksel fitoterapi” iyi niyetle, Allah rızası için yapılan ve bazen işe yarayan bir tedavi yöntemidir. Bulantı için nane-limon çayı, öksürük için zencefilli bal, kabızlığa karşı sinameki bu geleneksel bitkilerle tedavinin çok kullanılan bazı örnekleridir.

Aldatıcı bitkisel ilaçlar niçin halk sağlığını tehlikeye atmaktadır?

 

 

Prof. Dr. Mehmet Aksoy / Gaziantep Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi.

 

Ülkemizde de yüzyıllardır çok yaygın olan bitkilerle tedavi “geleneksel fitoterapi” iyi niyetle, Allah rızası için yapılan ve bazen işe yarayan bir tedavi yöntemidir. Bulantı için nane-limon çayı, öksürük için zencefilli bal, kabızlığa karşı sinameki bu geleneksel bitkilerle tedavinin çok kullanılan bazı örnekleridir.

Bitkilerle tedavinin giderek büyük kazanç sağlayan bir sektör olduğunun anlaşılmasıyla beraber de “modern fitoterapi” doğdu. Eskiden ilkel yöntemlerle her kişi için özel yapılan bitkisel ürünlerin yerini teknolojiden yararlanılarak seri olarak üretilen, ilaçlar gibi marka ve şık ambalajları olan ürünler alır oldu. Bu ürünler, “gıda takviyesi” “destek ürünü” adı altında eczanelerde ve bazı özel mağazalarda lisanslı olarak satılabilmektedir. Tüm dünyada özellikle de Amerika, Avrupa ülkelerinde ve ülkemizde yaygın olarak alıcı bulabilmektedir.

Modern fitoterapinin bu şekilde yaygın alıcı bulması ülkemizde bazı uyanıkları harekete geçirdi. Bunlar üç kuruşluk iki-üç bitki karışımını bir kapsül içine yerleştirerek “gıda takviyesi” “destek ürünü” adı altında onay almakta, daha sonra bu ürünleri aldatıcı reklamlarla her derde deva “bitkisel ilaç” gibi lanse ederek yüzlerce liralara satmaktadırlar. Böylece yüz milyon dolarla ifade edilen bir “aldatıcı bitkisel ilaç” pazarı oluşmuştur.

Aldatıcı bitkisel ilaçlar niçin halk sağlığını tehlikeye atmaktadır?

Aldatıcı bitkisel ilaç tanıtımlarının çoğunu hekim olmayan doktor ve profesörler ile bazı mesleğini suistimal eden hekimler yapmaktadırlar. Genelde “hocam” diye hitap edilen, aslında birer “umut taciri” olan bu kişiler akıl, mantık, hatta hayal sınırlarını aşan aldatıcı tanıtımlar yapmaktadırlar. Örneğin iki-üç bitkinin karışımından oluşan bir bitkisel ilaç kapsülünün aynı zamanda tüm kalp damarlarını açtığını, felci iyileştirdiğini görme bozukluklarını düzelttiğini, multiple skleroz, Parkinson, Alzheimer hastalıklarını iyileştirdiğini, cinsel performansı artırdığını, kısırlığı ortadan kaldırdığını, safra kesesi taşlarını erittiğini… iddia etmekte, hatta bunun iddia değil gerçek olduğunu söylemektedirler. Bu şekilde çağımızın tüm kronik hastalıklarını birkaç ay içinde tamamen iyileştirdiklerini söylerlerken diğer taraftan modern tıbbın insanları ömür boyu ilaç kullanmaya mahkum ettiğini söyleyerek hastaları modern tıptan uzaklaştırmaktadırlar.

Hastalık psikolojisi içinde düşünen hastalar bırakın mantığa, hayale bile sığmayacak bu pembe söylemlere kolayca kanabilmektedir. Bunun sonucunda hastalar ya modern tedavi yöntemlerini bırakarak ya da “nasılsa bitkiseldir, zararsızdır” diyerek mevcut tedavileriyle birlikte bu ürünleri kullanmaktadır.

Modern tedavi yöntemlerinin bırakılması doğrudan hayati tehlike oluşturmaktadır.

Örneğin TKD ve Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan gerçek hastaların yer aldığı kamu spotlarında anjiyo yapılan ve kalp damarlarında daralma görülerek bypass ameliyatı önerilen iki hasta aldatıcı bitkisel ilaç reklamlarına kanıyor, bitkisel ilacın damarlarını açacağını düşünüyorlar, ameliyat olmuyorlar ve her ikisinin de zaman içinde damarları tamamen tıkanarak kalp krizi geçiriyorlar.

Hastaların “nasılsa bitkiseldir, zararsızdır” diyerek mevcut tedavileriyle birlikte bitkisel ilaçları kullanması da ilaç etkileşimine yol açarak dolaylı hayati tehlike oluşturmaktadır.

Bitkisel ilaçlar sanıldığının aksine zararsız değildirler. Bu ürünler çok sayıda etken madde içerirler. Bağırsakta, kanda ve dokularda bitki-bitki veya bitki-ilaç etkileşimine yol açarak zararlı olabilirler. Nitekim TKD ve Sağlık Bakanlığı kamu spotunda yer alan diğer bir hasta kan sulandırıcı ilacıyla birlikte bitkisel ürün almış, bu bitkisel ürün ilacın etkisini artırarak beyin kanamasına yol açmış ve hastayı felç etmiştir. Yine bir kısım bitkisel gıda takviyelerinin içine etkili olduğunu göstermek için normal kimyasal ilaçlardan konulmaktadır. Örneğin cinsel performansı artırıcı bitkisel ürünlerde “sildenafil” türü ilaçlara rastlanılmıştır. Yine bazı bitkisel zayıflama haplarında “sibutramin” gibi kimyasal ilaçlar bulunmuştur. Bitkisel ürünlerin içine konan kimyasal ilaçların dozu normal ilaçlarda olduğu gibi belirli bir standartta olmadığı için zaman zaman ölümle sonuçlanan vakalara yol açmıştır.

Meslektaşlarımız tarafından bu şekilde hayati tehlike yaşayan, hayatını kaybeden çok sayıda hastanın bildirilmesi üzerine Türk Kardiyoloji Derneği olarak başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere ilgili mercilere başvurularımızı yaptık. Kamuoyunu uyarmak amacıyla Sağlık Bakanlığı ile ortak hazırladığımız gerçek hasta hikayeleri kamu spotu olarak yayınlandı, çok sayıda televizyon programında konu işlendi, gazetelerde uyarıcı yazılar çıktı. Nihayetinde özellikle Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun yoğun çalışmalarıyla bu konuda bir kanun tasarısı hazırlandı ve kanunlaştı. Bu kanun ile bu şarlatanlığı yapan kişilere yüksek para cezaları ve hapis cezası öngörüldü. İlgili internet sitelerine erişimin engellenmesi yetkisi verildi. Bu şekilde sağlık beyanı ile satılan ürünlere Bakanlık’ta kurulan bir komisyondan izin alma şartı getirildi.

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Denetim Hizmetleri Başkanı Talip Uzun kanundan sonra yapılan denetimlerle bu şekilde aldatıcı beyanlarla halkın sağlığını tehlikeye atan kişilere yaklaşık 3 milyon TL para cezası kesildiğini, 150 civarında internet sitesine erişimin engellendiğini, bazı kişilere hapis cezası için gerekli takibatın başlatıldığını bildirmiştir.

Bu çalışmalar ile bitkisel ilaç şarlatanlığı önemli ölçüde azaldı. Bununla birlikte, özellikle uydu üzerinden yapılan bazı TV yayınlarında, yine bazı internet sitelerinde yer yer bu faaliyetler devam etmektedir. Bu noktada da halkımızın uyanık olması, bu umut tacirlerine kanmaması önemlidir. Bu konuda herkesin hekimine danışması, bitkisel gıda takviyeleri kullanılacaksa eczanelerde ve bazı özel mağazalarda lisanslı olarak satılan güvenli ürünleri tercih etmesi önemlidir.

 

Kaynak: Kalp Damar Sağlığı Bilgilendirme Portalı – Türk Kardiyoloji Derneği (Turkish Society of Cardiology) Yazının orjinalini okumak istiyorsanız lütfen bu linke tıklayın..
 

İletişim Formu için tıklayınız.

About Ufuk Ali Türk

1971 Ayvalık - Balıkesir doğumluyum. Dünyalar güzeli bir eşim ve iki evladım var, şu anda Samsun'da yaşamaktayız. Özel Atasam Hastanesi'nde Kardiyoloji uzmanı olarak çalışmaktayım.

Bir Cevap Yazın