Home / Çeşitli / Aspirin: Kime Yarar, Kime Zarar?
Aspirin: Kime Yarar, Kime Zarar?
Aspirin: Kime Yarar, Kime Zarar?

Aspirin: Kime Yarar, Kime Zarar?

Creative Commons LicenseAspirin: Kime Yarar, Kime Zarar? by Dr. Ufuk Ali Türk is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-ShareAlike 4.0 International License.
Based on a work at http://www.tkd.org.tr/kardiyobil/home/mahmut-sahin-aspirin.


 

Değerli Hocamızdan güzel bir makale,

Kardiyoloji muayenesine gelen genç yaşlı, kadın erkek birçok hastanın “kan sulandırıcı olarak” aspirin kullandığını görüyoruz. Kanı sulandırmak her zaman iyi midir? Aspirin kime yarar kime zarardır?
Yüz yıldan daha uzun süredir bilinen ve Dünyada en çok tanınan ilaç aspirindir. 1897 yılında Alman Kimyager Felix Hoffmann tarafndan geliştirilmiştir. Uzun süre ağrı kesici, ateş düşürücü olarak kullanılan bu ilaç, 40 yıldır kalp damar hastalıklarında koruyucu etkisi nedeniyle kullanılmaktadır.
…..

 

Prof. Dr. Mahmut Şahin / Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı, Samsun.

 

Kardiyoloji muayenesine gelen genç yaşlı, kadın erkek birçok hastanın “kan sulandırıcı olarak” aspirin kullandığını görüyoruz. Kanı sulandırmak her zaman iyi midir? Aspirin kime yarar kime zarardır?

Aspirin nedir?

Yüz yıldan daha uzun süredir bilinen ve Dünyada en çok tanınan ilaç aspirindir. 1897 yılında Alman Kimyager Felix Hoffmann tarafndan geliştirilmiştir. Uzun süre ağrı kesici, ateş düşürücü olarak kullanılan bu ilaç, 40 yıldır kalp damar hastalıklarında koruyucu etkisi nedeniyle kullanılmaktadır.

Kalp Damar Hastalığından Nasıl Korunmalıyız?

Kalp damar hastalıklarının en yaygın sebebi damar sertliği olarak adlandırılan ateroskleroz olup, yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımızla doğrudan alakalı bir durumdur. Hastalık üreten hareketsiz yaşam, kötü beslenme, şişmanlık, tütün kullanımı gibi alışkanlıklarımızdan vazgeçmeden, “kan sulandırıcı ilaç” alarak kalp hastalığından korunmamız mümkün değildir.

Aspirin yararlı mıdır?

Aspirin’in kalp krizi üzerine olumlu etkisi ilk defa 1974 yılında gösterilmiştir. Geçen 40 yıl içinde yapılan klinik çalışmalar, kalp – damar hastalığı olan, kalp krizi geçirmiş, balon- stent tedavisi yapılmış veya koroner bypass operasyonu geçirmiş erkek ve kadınlarda, aspirinin tekrarlayan olayları önlemede yararlı olduğunu ortaya koymuştur. Günümüzde, kalp damar veya beyin damar hastalığı geçirmiş hastaların, her hangi bir engelleyici durumu yoksa, düşük doz aspirini ömür boyu kullanması tavsiye edilir.  Bu hastalarda aspirin kullanılması ile damar hastalığına bağlı ölümlerde %15,  öldürücü olmayan kalp krizi ve inme riskinde %33 azalma olmaktadır. Ancak, hastaların tekrar hasta olmasını önlemede başarılı olan aspirin, sağlıklı insanların hasta olmasını önlemede bu kadar başarılı değildir.  Bu bireyler için hasta olma riski arttıkça aspirinin yararı da artmaktadır. Gelecek 10 yılda kalp damar hastalığına yakalanma riski orta – yüksek (>%10) bireylerin aspirin kullanması tavsiye edilirken koroner olay riski <%10 olan hastalarda primer koruma amaçlı aspirin önerilmemektedir.

Primer koruma amaçlı aspirin kullanılan, her hangi bir kalp hastalığı olmayan 100.000’den fazla erkek ve kadını kapsayan 9 büyük çalışmanın 2012 yılında yapılan ortak değerlendirmesinde: kalp krizi sıklığında göreceli %20 azalma sağlanırken inme ve kalp-damar hastalığından ölüm üzerine faydasının olmadığı, kanama riskini ise göreceli %54 artırdığı saptanmıştır. 40.000’e yakın 45 yaş üstü kadının dahil edildiği Kadın Sağlığı Çalışmasında günde 100 mg aspirinin 10 yıllık takip süresinde kalp krizi ve kalp damar hastalığından ölüm üzerine koruyucu etkisinin olmadığı ancak inme riskini azalttığı gösterilmiştir.

Büyük birincil koruma çalışmalarının ortak sonucuna göre 6 yıl boyunca aspirin verilen her 1000 kadında 3, her 1000 erkekte 4 kalp ile ilişkili olay önlenebilmektedir. Ancak, bu yararlı etkinin bir bedeli vardır ve aspirin 1000 erkekten 3.3’ünde, 1000 kadından 2.5’inde önemli kanamaya yol açmaktadır.

Aspirin’in en önemli yan etkisi kanamadır. Kanamaların çoğu mide- barsak kanamaları olup bazı kanamalar hayatı tehdit edecek kadar ciddi olabilir. Bunların en ölümcülü ise beyin kanamasıdır. Aspirin’e bağlı kanama riski en yüksek olanlar: daha önce ülser veya kanama geçirenler, yaşı >60 olanlar, yüksek doz ilaç alanlar, birlikte kortizon veya ek kan sulandırıcı ilaç alan hastalardır.  Aspirinin kanama yapıcı etkisi enterik kaplı (bağırsakta açılır) olması veya düşük dozda alınması ile önlenemez. Kanama riski yüksek hastalar aspirin almak zorunda ise beraberinde mide koruyucu tedavi de verilmelidir.

Kimler Aspirin kullanmalıdır?

Koroner damar hastalığı bulunan ve aspirin kullanmasına mani bir durumu olmayan tüm hastalar için aspirin yararlıdır ve ömür boyu önerilmektedir. Günde 75-100 mg doz bu amaç için yeterlidir; daha yüksek dozlarda yarar artışı olmaksızın kanama riski artmaktadır. Bilinen kalp hastalığı olmayanlarda aspirin kullanma kararını hekimleri vermelidir. Toplam kardiyovasküler risk hesaplanarak orta veya yüksek (10 yıllık risk >%10) olanlara verilebilir.

Kimler Aspirin kullanmamalıdır?

Kalp damar hastalığı riski düşük olanların aspirin kullanmasının anlamı yoktur. Çünkü koroner kalp hastalığından sakınırken en az o kadar mide kanamasına maruz kalınabilir. Ayrıca, kalp damar hastalığı olmayan 50 yaş altı bireylerde ve klinik olarak kalp- damar hastalığı oluşmamış diyabetik hastalarda koruyucu olur beklentisi ile aspirin kullanılması önerilmez.

Gelecek 10 yılda koroner arter hastalığı gelişme riski %10-20 (orta derecede), herhangi bir kanserle karşılaşma riski %12 civarında olan, 60’ lı yaşlarda ki 1000 hastaya aspirin verildiğinde: 6 ölüm, 17 kalp krizi, 6 kanser önlenebilirken, inme oranları değişmez. Ancak, kafa içi kanama dahil ek 16 önemli kanama oluşabilir.

Aspirin ve kanser:

Aspirinin, kanser görülme sıklığı ve kanserden ölüm üzerine olumlu etkilerinin olduğunun gösterilmesiyle primer korunmada aspirinin rolü değişebilir. 5 yıldan daha uzun süre düşük doz aspirin kullanılmasıyla kalın barsak kanseri, kadın rahim kanserleri, lenfoma ve sarkom oluşumunun azaltılabileceği ileri sürülmüştür. Aspirin ile 8-10 yıllık zaman süresinde kanser sıklığında görece %12 azalma elde edilebilmiştir. Ancak, kanserden koruyucu olarak aspirin kullanılması hususunda tavsiyeler henüz net değildir.

Son olarak kendinize iyi geldiğini düşündüğünüz bir ilacı (aspirin de olsa) başkalarına tavsiye etmek doğru bir davranış değildir. İlaçlar aktif madde içeren ürünler olup doktor tarafından tavsiye edilmedikçe kullanılmamalıdır.

 

Kaynak: Kalp Damar Sağlığı Bilgilendirme Portalı – Türk Kardiyoloji Derneği (Turkish Society of Cardiology) Yazının orjinalini okumak istiyorsanız lütfen bu linke tıklayın..

 

İletişim Formu için tıklayınız.

About Ufuk Ali Türk

1971 Ayvalık - Balıkesir doğumluyum. Dünyalar güzeli bir eşim ve iki evladım var, şu anda Samsun'da yaşamaktayız. Özel Atasam Hastanesi'nde Kardiyoloji uzmanı olarak çalışmaktayım.

Bir Cevap Yazın